27.05.2014
Samsun Gençlik Hizmetler ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen 'Bir Başaran Bin Dinleyen' konulu etkinliğe katılan Avrupa Şampiyonu olan ilk Türk boksör Cemal Kamacı, olimpiyat şampiyonu milli halterci Halil Mutlu ve Avrupa Şampiyonu milli güreşçi Rıza Kayaalp, spora nasıl başladıklarını ve edindikleri tecrübelerini gençlerle paylaştı. Atatürk Kültür Merkezi'inde gerçekleştirilen moderatörlüğünü Erdoğan Arıkan'ın yaptığı etkinliğe genç sporcular yoğun ilgi gösterdi.

ÖNCE GÖNÜLLERİN ŞAMPİYONU OLUN

Çocukluk yıllarının yokluk içersinde geçtiğini ve babasının kendisine giymesi için aldığı 'kara lastik' denilen naylon ayakkabıları aldığında çok mutlu olduğunu kaydeden milli boksör Cemal Kamacı, şöyle konuştu:
"Bugün ülkemiz çok iyi bir yerde siz gençlerin imkânları düne göre çok daha iyi. Dün bizim imkanımız yoktu ama ideallerimiz vardı. Gelenek ve göreneklerimize çok bağlıydık. Şimdi ise burada bulunanları tenzih ederek söylüyorum. Her türlü imkan var ama ideal yok, hedef yok, saygı sevgi yok. Yolda sigara içen bir genç gördüğümde çok üzülüyorum. Hayatta her şey olimpiyat şampiyonu olmak demek değil önce gönüllerde şampiyon olmasını bilmeniz lazım."

HALTER YAPANLARIN BOYU KISALMIYOR

Sayısız şampiyonluk ve madalya kazanan milli halterci Halil Mutlu ise, çokzor bir çocukluk dönemi geçirdiğini babasının itiraz etmesine rağmen spordan vaz geçemediğini söyledi. Ailesiyle birlikte Bulgaristan'da yaşadığını haltere merak sardığında ise en büyük tepkiyi babasının verdiğini kaydeden Mutlu şöyle konuştu:

"Haltere merak duyduğumu babama söylediğimde o da bana, 'Halteryapanların boyu kısa kalıyor, sen yapma başka spor yap' dedi. Ben ona inanmadım araştırdım öyle bir durumun olmadığını öğrendim. Ben halterci olmak için Türkiye'ye gideceğim dediğimde babam bana 'bu kapıdançıkarsan bir daha dönemezsin' dedi.

Bu şartlarda spora başladım ve bugüne geldim. Size tavsiyem olmak istediğiniz yere, olmak istediğiniz ne ise onu yapmaya gayret gösterin eğer çizdiğiniz yol sizce doğru ise bunu gerçekleştirin."

EN BÜYÜK ENGEL AİLELER
Köyde yaşayan bir çocuk olarak akranlarından iri bir vücuda sahip olduğunu hatırlatan Avrupa şampiyonu milli güreşçi Rıza Kayaalp ise yaptığı açıklamada, üç kuzeniyle tek başına güreştiğini söyledi.


"Bizim köyde bayramlarda akrabalar hep bir araya gelirdi. Bu bir araya gelmelerde amcamlar, dayımlar beni kendi çocuklarıyla eğlenmek için güreştirirdi." diyen Kayaalp, sözlerine şöyle devam etti:

"Üç kuzenim bir olur ben tek olarak onlarla güreşirdim. Ben o günlerde kuzenlerimle o şekilde güreşmesem beklide gücümün farkındaolmayacaktım. Bu sayede güreşe merak sardım. Okulda öğretmenler büyüyünce ne o olacaksın dediklerinde herkes öğretmen, doktor olacağım derken ben güreşçi olacağım derdim.

Aileme bu konuyu açtığımda onlar oku adam ol güreşçi diye meslekmi varmış dediler. Bugün Türk sporunun bence önündeki en büyük engellerden birisi ailelerdir. Güreşi ve güreşçiliği hiçbir aile meslek olarak görmüyor."

Söyleşinin son kısmında gençler merak ettikleri soruları milli sporculara sorma imkanı buldu.